ATMA VE ATMALI/ATMANLI AŞİRETİ

 

İÇİNDEKİLER

16-07-2011: TÜRKİYE’NİN ATMALI CUMHURBAŞKANI: TURGUT ÖZAL
16-08-2010: ATMALI HABERLERİ
28-03-2010: MARAŞ’IN KURTULUŞU VE ATMALI AŞİRETİ
27-03-2010: ATMALI ADININ KÖKENİ, ATMALI KRONOLOJİSİ VE COĞRAFYASI
08-03-2010: ATMALI AŞİRETİ TARİHİ (4)
08-03-2010: ATMALI/ATMANLI AŞİRETİ TARİHİ (1)
08-03-2010: ATMALI/ATMANLI AŞİRETİ TARİHİ (2)
08-03-2010: ATMALI/ATMANLI AŞİRETİ TARİHİ (3)
08-03-2010: ATMALI BİR KAHRAMAN: MOLLA MEHMET KARAYILAN
22-02-2010: ATMALI AŞİRETİ VE ALEVİLİK-SÜNNİLİK (1)
16-02-2010: ATMALI AŞİRETİ, SÜNNÎLİK VE ALEVÎLİK (2)
15-02-2010: ATMALILAR'IN HORAN/HORUN'DAN GÖÇ OLAYININ DEĞİŞİK VERSİYONLARI
15-02-2010: ATMALI AŞİRETİ, SÜNNÎLİK VE ALEVÎLİK (3)
15-02-2010: ATMALI AŞİRETİNİN GÖÇ OLAYININ ANALİZİ

 

ATMA VE

ATMALI/ATMANLI

AŞİRETİ

 

Hayrettin Yıldırım

 

 

Bu blog sitesinde aktarılan bilgilerin bir özeti veya sonsöz olarak şunlar söylenebilir:

Atmalı aşiretinin/cemaatinin adına ilk kez 1560 yılına ait Malatya tahrir defterinde rastlanmaktadır. Buna göre, birkaç neferden oluşan “Atmalu” cemaati, bir başka cemaatle birlikte, 1560 yılında Malatya’nın ‘Keder Beyt’ nahiyesinin Salay Basan Mezraı’nda meskundu (Günümüzde Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi sınırları içinde yer alıp ilçe merkezine 5 km mesafede bulunan Atmalı Vadisi). En eski ikinci kayıt ise, 1563 yılında Maraş topraklarında Alma Kuşağı Mezraı’nda başkalarıyla birlikte tarımla uğraştıklarını göstermektedir. Üçüncü olarak, Arapgir sancağına ait 1643 tarihli avârız-hâne defterinde Atma adlı köyün, Arapgir sancağının en büyük ya da kalabalık köyü olduğu görülmektedir. Atma köyünün bulunduğu mevki Horan/Horun adını taşımakta olup bugün Kaynak adlı bir köye ev sahipliği yapmaktadır.

Horan’ın (Horun) 1335 yılında Türkler tarafından kurulmuş bir köy olduğu öne sürülmektedir. Kesin birşey söylenememekle birlikte, söz konusu tarihe ait siyasal konjonktürden hareketle Atmalılar’ın Bozok Türkmenleri'nden (ve muhtemelen Beydili/Begdili boyundan) oldukları çıkarımını yapmak mümkün olabilir. Öte yandan, 1560 gibi erken bir tarihte “Atmalu cemaati” şeklinde Türkçe bir isimle anılmalarının, Türkmen olmalarından kaynaklandığı tahmininde bulunmak mümkündür. Osmanlı arşiv belgelerinde Atmalılar'dan Atmanlı olarak da söz edilmektedir. Bu yönde kesin bir veri veya somut bilgi bulunmamakla birlikte, tarihteki örneklere bakılarak, Atmalılar'ın 1400'lerde yaşamış Atman isimli ortak bir atadan dolayı Atmanlı/Atmalı/Atmanlar olarak adlandırıldıkları varsayımında bulunulabilir. Aşiret için arşiv belgelerinde hem Atmanlı hem de Atmalı isimleri geçtiğine göre, ikincisinin birincisinin kısaltılmış okunuşu olduğu kabul edilebilir.

Sözü edilen Arapgir Atma (Horun) köylüleri ya da Atmalılar, tahminen 1640’lı yılların sonunda yaşadıkları trajik bir olay sonucu çok sayıda zaptiye ya da askeri (büyük ihtimalle iltizam usulü vergi toplayan mültezimin adamlarını/korumalarını) öldürmek zorunda kaldıkları için köylerini boşaltıp değişik yerlere dağılmışlar ve başka muhitlerde çoğalmışlardır.

1690-94 yılları arasında ve/veya 1702 yılı ve sonrasında, Osmanlı Devleti’nin iskân politikası gereği tekrar bir göç dalgasının ortaya çıktığı görülmektedir. Arşiv belgelerinden anlaşıldığına göre, içlerinden bir bölümü 1690’lı yılların başında Rakka’ya (Suriye’de, Halep’in doğusunda, Fırat kenarında yer alan ve Türkiye sınırına yaklaşık 120-130 km uzaklıkta bir şehir) yerleştirildiği gibi, aralarından bazıları da 1720 yılında Harran Ovası’nda iskân edilmiştir. (Harran Ovası'na yerleştirilenlerin Karakeçililer'le akrabalık kurdukları ve onların nesillerinden gelen ve kendilerini Atman olarak adlandıranların, Atmalı atalarına ait "askerler ve göç" olayını Karakeçili atalarına aitmiş gibi anlattıkları görülmektedir.) Her iki iskânın da gerekçesi, bölgede eşkıyaya karşı güvenliği sağlayacak topluluklar oluşturulmasıdır. Yine belgelerde 1734 yılında ana kütlenin hâlâ Arapgir sancağına bağlı topraklarda timarlı göçebe olarak yaşadıkları ve “harp ve darbe muktedir bir cemaat” olarak yine eşkıyaya karşı güvenliği sağlamak üzere Alaca-Han’a yerleştirilmelerinin düşünüldüğü görülmektedir.

Atmalılar’ın Osmanlı tahrir defterlerinde bazen Türkmen Ekradı (Türkmen Kürtleri), bazen de Ekrad (Kürtler) olarak anılmalarının, Bozok Türkleri’nin Beydili/Begdili boyunun “Kürtler” cemaatinden/aşiretinden (Arşiv belgelerinde Begdili boyunun böyle bir kolundan söz ediliyor) olmalarından kaynaklanıyor olması muhtemeldir. Nitekim arşivlerde Beydililer/Beğdililer için, Türkmen oldukları halde, doğrudan “Kürt Beğdilisu cemaati” tabirinin kullanıldığı da görülmektedir. (Bilindiği gibi Oğuzlar 12’si Bozok, 12’si de Üçok olmak üzere 24 boydan teşekkül etmekte olup, Beydili Boyu, Kayı Boyu gibi Bozoklar’dandır. Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları gibi beylikler Beydililer tarafından kurulmuştur.)

Bununla birlikte Atmalılar'ın, iddiaların aksine, Rişvan aşireti ile herhangi bir bağlarının bulunmadığı da kesindir. Çünkü, başta 1560 tarihli Malatya tahrir defteri ile 1563 tarihli Maraş tahrir defteri olmak üzere bütün kayıtlarda ayrı aşiretler olarak gösterilmektedirler. Öte yandan, Türkmen Ekradı olarak nitelendirilmelerinden hareketle Horasan kökenli oldukları tahmininde bulunmak mümkün olsa bile, Atmalılar'ın kökenini Irak'a kadar uzatan rivayetlerin hiçbir dayanağının mevcut olmadığını belirtmek gerekiyor. Ayrıca Hacı Bektaş-ı Velî ile de herhangi bir bağlantıları mevcut değildir. Bu, Atmalılar'dan Alevîleşen kesimin Bektaşîlik'le bağlarının bulunmamasından da anlaşılmaktadır. Köken itibariyle tamamı Sünnî olan Atmalılar'dan Arguvan köylerine yerleşenler özellikle Dersim kökenlilerle kurdukları akrabalık ve kültürel etkileşim sonucu Alevîleşmişlerdir. Ayrıca Doğanşehir-Topraktepe köyüne yerleşenlerin de bir bölümü İran-Kaşan'dan gelenlerle kaynaşarak Alevîliği benimsemişlerdir. Yine Alhaslılar'ın da belirli bir bölümü, Elbistan civarına yerleştikten hemen sonra Alevîliği benimsediklerini yaşlılarının ifadelerine dayanarak söylemektedirler. Atmalılar'ın geriye kalan büyük çoğunluğu ise Hanefî mezhebinde kalmaya devam etmişlerdir. Atmalılar'ın büyük çoğunlukla Şafiî değil Hanefî olmaları da, Türkmen oldukları tezini güçlendirmektedir.

Arşiv belgelerinden, Atmalılar’ın (Atman) Rakka’dan Trabzon-Of’a ve Urfa’dan Konya ve Ankara-Haymana’ya kadar geniş bir alana yayıldıkları anlaşılmaktadır. Günümüzde nüfusları onbinlerle, hatta yüzbinlerle ifade edilebilecek bir durumdadır. (Bazıları milyonlardan söz etmekle birlikte bunun abartılı olduğu kesindir.) Tarihçilerin genel olarak kabul ettikleri gibi, her yüz yıl için üç kuşak esas alınırsa, bu rakam akla yatkındır. Batılı gezgin Carsten Niebuhr, 1766 yılında Atmalılar’ın Malatya, Maraş ve Adıyaman havalisinde bin çadırlık bir topluluk teşkil ettiklerini söylemektedir. Aynı dönemde bölgede mevcut olan göçebe toplulukların sayısını ise 40 bin çadır civarında göstermektedir. Yani o dönemde o yöredeki kırsal (şehirli olmayan) nüfusun ancak 40'ta biri durumundadırlar. Bugün Atmalılar'ın nüfuslarının 1 milyon olduğunu iddia etmek, tüm Türkiye'nin yaklaşık 70'te, 75'te birini teşkil ettiklerini ileri sürmek demek olacaktır.

Meşhur Atmalılar olarak merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Antep savunmasında şehit olan Molla Mehmet Karayılan, Osman Bölükbaşı ve Metin Emiroğlu gibi isimler anılmaktadır. Karayılan’ın Atmalılar’dan oluşan çetesi ile Anteb’in kurtuluşunda oynadığı rolün yanı sıra, Pazarcıklı Atmalılar’ın reisi Yakup Paşa (Paşo Ağa / Yakup Hamdi Bey) da Maraş’ın savunulması ve kurtuluşu olayında 350 kişi ile yer almıştır.

 

“Ey insanlar, muhakkak ki sizi bir erkekle bir kadından yarattık ve tanışasınız diye sizi kavim ve kabileler yaptık. Şüphesiz ki Allah katında en şerefliniz en takvalı olanınızdır. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.” (Hucurât Suresi, 49/13)

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !